• Güliz Aksoy

Ekonomik kriz ve şirket yönetimi



Ekonomik krizler; belirsizlik, tedirginlik ve umutsuzluk yaratan dönemler… Bu dönemler son kullanıcıların ürün ya da hizmet alırken isteksiz ve motivasyonsuz oldukları durumlardandır. Zira satın alım gücü beklenmedik biçimde düşer. Başka bir deyişle nakit akışı kısa bir süre içinde ciddi oranlarda yavaşlar.


Bu durumda tedbir almak hayati önem taşır. Ekonomik krizlerde şirketler açısından dikkate alınması en önemli kriter hayatta kalabilmektir. Hiçbir kriz sonsuza dek sürmez. Ancak süre gelen bu dönem içinde, bu hızlı değişikliğe uyum sağlamak, şirketlerin var olma süreçlerinde atılması gereken en önemli adımdır.

İlk olarak “panik” olmamak hayatidir. Zira panik, beraberinde ciddi ve geri dönülemez ticari ve imaj kayıplarına sebep olabilecek hatalar yapılmasına neden olur. Özellikle kurum içindeki liderlerin güven veren davranışlar sergilemeleri gereklidir. Hatırlanmalıdır ki; İyi kaptan dalgalı denizde belli olur. Çalışanlarınızdan fedakârlık ve sabır beklediğinizi belirtirken güven veren bir lider olmak önceliğiniz olmalıdır. Ulaşılabilir bir liderlik sergilemenin tam zamanıdır. Politika ve stratejilerde meydana gelebilecek karar değişikliklerinde hızlı ve akılcı olmalısınız. Dümene geçmenin ve otorite sergilemenin vaktidir. En büyük destekçinizin insan kaynakları departmanı olması gerekir. Başka bir deyişle sağ kolunuz satış ise sol kolunuzun mutlaka insan kaynakları olmalıdır.


Operasyonel maliyetleri düşürmeye odaklanın ancak; ilk karar olarak daralmaya giderek işten insan çıkartarak tasarruf etmek yerine; verimlilik, karlılık, nakit akışı yönetimi, rekabet gücü, yenilik/teknoloji geliştirme becerisi, iş geliştirme kapasitesi, pazarlama yönetimi ve insan kaynakları yönetimi konularını tek tek gözden geçirin. Tasarruf etmenin tek yolu işten çıkartma kararı almak değil, verimliliğe odaklanmak olmalıdır.

Operasyonel maliyetleri kısıtlamaya giderken güven veren liderlik sergilemenin öneminden bahsetmiştik. Gerekli görürseniz yönetici haklarından geçici bir süre feragat istemeniz (lüks araçların değiştirilmesi, yakıt yardımı, maaş indirgeme…vs gibi) yerinde olacaktır. Böylece çalışanlarınıza karşı duruşunuz sağlamlaşacak ve beklediğiniz fedakarlığı ve motivasyonu sergilemeleri daha kolay olacaktır.


Öte yandan ana işinize odaklanarak maliyetlerin bir kısmını outsourcing methodu (şirket içinde üretilen bazı ara mal ya da hizmetlerin dışarıdan tedarik edilmesi) ile yönetmeniz akıllıca olabilir.


Yıllık hedeflerinizi gözden geçirin. Satış ve üretim gibi kalemlerde gerçekçi ayarlamalara gidin. Tedarikçi zincirinizi genişletin. Performans takibini daha sıkı ve kısa sürelerde yapmaya özen gösterin.


Bu sürecin en önemli oyuncularından olan tüketicinizi göz ardı ederek sadece para kazanmaya ve masraf kısmaya odaklanmayın. Müşteri memnuniyeti ve müşteriyi gözlemlemek krizlerin içinden geçerken göz önünde bulundurulması gereken en önemli belirleyicilerden biridir. Mevcut müşterileri elde tutmak ve yenileri için ihtiyaç odaklı ürün ve hizmetler sunmak konusunda daha da otoriter olun.


Unutmayın ki; krizler ekonomi tarihinde her zaman var olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Bu süreçte elbette ki ekonomik kayıplarda olacaktır. Ama önemli olan hayatta kalmak, bunu yaparken uyum sağlayabilmek ve bu sürecin odağında "insan" olduğunu unutmamaktır. Hem tüketici hem de çalışanlar nezdinde güven endeksinde kayıp yaşamamak hedeflerin en önemlilerinin içinde olmalıdır. Kısa ve kolay olmayacak olan bu süreçte sedece uyum sağlayanlar ayakta kalabilecektir. Kriz geçtiğinde önümüzdeki en büyük sorun “güvensizlik” olmamalıdır ki, sağlıklı büyümeye odaklanabilelim.

25 görüntüleme

© 2018 Güliz Aksoy Eğitim ve Danışmanlık.

  • Instagram - Siyah Çember
  • LinkedIn - Siyah Çember
  • Facebook - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember